alıntımetin

“Evli Olsam Bu kadar Başarılı Olamazdım”

-POP (4)
Posted: 8 Mart 2016, 14:55   /   by   /   comments (2)

Sporcu, antrenör ve hakem olarak çok uzun süredir ritmik jimnastikle profesyonel olarak ilgileniyorsun. Bu yıllar içerisinde kadına yönelik cinsiyet ayrımcılığıyla karşılaştığın durumlar oldu mu?

Evet, tüm dünyada böyle bir ayrımcılık olduğunu söyleyebiliriz fakat ülkemizde daha ileri boyutta gözüküyor. Özellikle ritmik jimnastik söz konusu olunca kadınların pistte kullandıkları kostümler sorun oluyor. Giydiğimiz kıyafetler ve mayolar için “açık” deniyor. Bunun elbette siyasi bir tarafı da var fakat esas problem bu problemin küçük çocuklara da yansıtılması. Konya’da düzenlenen Ruhi Oyunları isimli, 18 tane uluslararası takımın yer aldığı resmi bir turnuvada takımımda yer alan 8 yaşındaki bir çocuk için “külotlu çorap giysin” denildi. Oysa bu FIG müsabaka kurallarına aykırı. Bunu izah etmeme rağmen çocuklara eşofman giydirildi… Bu da sanırım kadına yönelik bakışın ne boyutta olduğunu izah ediyor.

Kariyerinin herhangi bir yerinde salt cinsiyetinden dolayı bir işi alamadığın veya yürüttüğün bir işte dışlandığın, ciddiye alınmadığın oldu mu?

Ritmik jimnastikte erkek hakem ve antrenöre pek rastlanmaz, yeni yeni sayıları artmaya başlıyor. Bu yüzden böyle bir durumu direkt olarak deneyimlediğimi söyleyemem. Fakat Teknik Komite’de yer aldığım dönemde milli takımlar sorumlusuydum ve haliyle oradaki yönetimde üst pozisyonlarda yer alan isimler yaşça büyük erkekler oluyor. Dolayısıyla erkeklerin üstünlüğünü hissettiğimiz bir gerçek. Onların doğruları ve onların istekleri doğrultusunda gitmediğimiz zaman sorun yaşandığını gördüm ve bu yüzden istifa ettim. Bunu belki tamamen kadın – erkek konusuna bağlamamak gerekiyor; jenerasyon farkından, yaş farkından veya tamamen kişisel egodan kaynaklanıyor da olabilir. Fakat ben yine de yaşça genç olmamın ve kadın olmamın etkili olduğunu düşündüm. “Sizin bizden daha iyi bilmeniz mümkün değil” duygusunu bana hissettirdiler.

Şu ana kadar hiç evlenmedin. Bunun kariyerinle bir ilgisi var mı? Yani kariyerinin medeni haline, medeni halinin kariyerine bir etkisi oldu mu, olur mu?

Hepsine evet! Şöyle anlatayım. Kadınlar genel olarak daha planlı, programlı ve düzenli yaşarlar. Bir de bunun üzerine sporculuğu eklersen, oradan gelen disiplin ve düzen kendi hayatımızı daha da “diktatörlük” düzeninde yaşamamızı sağlıyor. Bu sporculuk kariyeri sonrası antrenörlüğüme de yansıdı. Sporcularımı yalnız bırakmamak için ayırmam gereken bir zaman var. Bizim antrenmanlarımızın çok uzun sürmesi, gecelere kadar çalışmamız elbette özel hayatımıza istediğimiz özeni göstermemize engel oluyor. Bu da doğal olarak evlilik gibi planlar yapmanızı engelliyor.
Evli olsaydım işimde bu kadar başarılı olamazdım; sporcularım belki de Türkiye Şampiyonu olamazlardı, çünkü onlara bu amaç uğruna gereken zamanı ayıramıyor olurdum. Şimdi evleniyorum, çünkü antrenörlüğü bıraktım, öğretmenliğe başladım…

Bu bir tercih miydi peki, antrenörlüğü özel hayatın önüne koymak?

Bir süre tercihti evet. Başlarda istedim, hedeflerim vardı. Sonradan ise bunun beni etkilediğini düşündüm. Yaşımın belli bir noktaya gelmesi, kadın olarak doğurganlık yaşını geçirmek istemiyor olmam gibi düşüncelerle bunun artık bir son bulması gerektiğine karar verdim.  Elbette yaşadığımız ülkenin şartları, ilgilendiğim spor branşının bu ülkedeki konumu, koyulan veya daha doğrusu koyulamayan hedefler, nereye kadar yapabileceğimiz, bunun beni bir kadın olarak ne kadar ayakta tutacağı… Bir noktadan sonra gerçekçi bakmak gerektiğini düşündüm.  Yine de kazanç olmasa bile, Dünya çapında başarı hedefleyen bir branşın içerisinde yer alsaydım, özel hayatımı ertelemeye devam edebilirdim. Maalesef bunu göremedim…

Çevrendeki diğer antrenör ve hakemler içinde kariyeri evlilik veya annelikten etkilenen var mı?

Evet ritmik jimnastikte böyle bir durum var. Birçok antrenör arkadaşım için bu durum geçerli. Aynı şekilde yurt dışında da benzer durumlar yaşanıyor. Tanıdığım antrenörler arasında bir tek Azerbaycan’ın antrenörü Mariana Vasileva evliliğini ve kariyerini çok düzgün bir şekilde yürütebiliyor, o da zaten bunda eşinin anlayışının ve özverisinin son derece önemli rol oynadığını söylüyor. Yoksa her hafta bir müsabaka için seyahat etmek elbette hiçbir evlilik için ideal bir durum değil. 

Bir şekilde bu sebeplerden antrenörlüğe ara verip, çocuklar belli bir yaşa gelince geri dönenler oluyor mu?

Evet, 40’lı yaşlarda geri dönmeye çalışanlar oluyor. Fakat ritmik jimnastik çok hızlı ilerleyen ve sürekli değişen bir branş. Bu kadar uzun süre ara verdikten sonra geri dönmek çok zor oluyor. Kuralları yeniden öğrenmek, bildiğinizi unutup yerine yeni bilgiyi koymak kolay bir süreç değil. Bu şekilde geri dönüp zorlandığını söyleyen yakın tanıdıklarım oldu.

Özetlemek gerekirse senin branşında kariyer ve toplumun kadına biçtiği annelik rolünü bir arada götürmek oldukça zor diyebilir miyiz?

Kariyer ve anneliği bu meslekte bir arada götürmek neredeyse imkansız diyebiliriz. Bir tercih yapmanız şart. Fakat şunu söyleyebilirim, kariyeri tercih ettiğiniz dönemde yetiştirdiğiniz sporcuları kendi çocuğunuz kadar benimsiyor ve seviyorsunuz. O da annelik duygularınızı bir yere kadar tatmin eden bambaşka bir his.

Comments (2)

write a comment

Comment
Name E-mail Website

  • 8 Mart 2016, 20:14 Sayeste

    Demetciğim, sen başarılı bir antrenör olarak kariyer de yaparsın anne de olursun. İmkansız diye bir şey yok. Yola devam!

    Reply
    • 10 Mart 2016, 17:26 DEMET TETİK

      Bu mümkün değil demek istemedim ama öyle olsaydı, evli olsaydım, bir şeyler içime sinmezdi. Salonda iken evde evdeyken salonda olmak isterdim sanırım :) Şimdi çok huzurluyum. Hedeflerime ulaştım. Milli takım antrenörlüğü ise sporcularımı en iyi şekilde hazırladım, milli hakemlik İse elimden geldiği kadar takımımın arkasında durdum, sporculuğum için bir şey söylemeyeceğim bu ülkenin şartlarında gidebildiğim yere kadar gittim 😉 üniversiade’ ta bile yarıştım 😉 teknik kurulda da imkanlar el verdiği kadar yer aldım . Bunlar ferdi sporculuğun getirdiği egomu, insanlığımı ve spor aşkımı sonuna kadar tatmin etti. Ve sonunda hep aradığım aşkı buldum. Her şeye ragmen yanımda duran insanı, onunla evet daha kuvvetliyim. Ve onun ile halının dışında da hayat olduğunu öğrendim . Şimdi sadece keyif aldığım işler ile uğraşıyorum ve çok mutluyum. Sizlerinde yanımda olduğunu bilmek çok güzel Şayeste hanım :) daha çok güzel işler olacak 😉

      Reply