Olympıa

Elisabeta Lipa

Untitled design
Posted: 2 Mayıs 2016, 16:59   /   by   /   comments (0)

İlkay Barboros


20. yüz yılın en iyi kürekçisi… Elisabeta Lipa bu ünvanı alabilmek için tam altı kez olimpiyatlara katılmak ve bunların hepsinde madalya almak zorundaydı. Bir olimpiyat madalyası için dökülen terin, harcanan eforun ne derece büyük ve korkutucu olduğunu düşünürsek, bu başarının ne denli görkemli olduğu ortaya çıkacaktır. Kürekçi olduğunu yazmıştık değil mi?

Engin sularda kürek çeken azimli bir genç kız olarak başladığı hikayesini, ülkesi Romanya’da Gençlik ve Spor Bakanı olarak taçlandıran Lipa, 26 Ekim 1964’te Siret’te dünyaya geldi. 14 yaşında kürek çekmeye başladı ve kısa sürede sivrildi. Hatta öyle bir sivrildi ki, 20 yaşını doldurmadan evvel ilk olimpiyat altınını 1984’te Los Angeles’ta boynuna taktı. Bununla birlikte 20 yaşı dolmadan birisi altın olmak üzere üç dünya şampiyonası madalyasına daha sahip oldu. Elisabeta’nın kariyeri müthiş başlamıştı.

Doğu bloğunun kalelerinden olan bir bölgede, gençliğini bu etki altında yaşayan çoğu sporcu gibi, kendini yaptığı işe adayan, disiplini ve antremanı hayatından hiç eksik etmeyen bu genç kız, ardı ardına madalyalar alıyordu. Tek çiftede, iki çiftede,  sekiz tekte, hepsinde yarıştı ve kazandı. Dokunduğu ne varsa başarılı oldu. Bir şampiyon olarak doğmuştu ve hayatına öyle de devam edecekti.

Bir takım büyük şampiyonların zamanla yapmaya çalıştığı gibi, işi zirvedeyken bırakmak için çok uğraştı. Gençlerin önünü açmak, yeni sporculara ilham vermek istedi. Ama vücudu ve ruhu sanki her seferinde ihtiyacı olanı ona sağlamaya hazırdı. Son iki olimpiyat gösterisinden önce emekliliğini açıkladı, hepsinde geri döndü. Ve hepsinde kazandı.

1996 yılında Atalanta’daki olimpiyatlardan sonra ilk kez emekliliğini açıkladı. Gerçekten de emekli olmuştu sanki. Tam üç sene boyunca elini eteğini kürekten çekti. Daha sonra 2000’lerin hemen başında sekizli yarışta yer alıp kazanmak istedi. Sydney’deki müthiş yarışta yine kazanan taraf oldu ve akabinde yine emeklilik kararı almıştı. Ancak 2003’teki çağrıya yine kulaklarını tıkayamadı. Ülkesinin 2004 Atina Olimpiyatları’nı hak etmesi için iş başa düşmüştü. Gereken yapıldı. Elisabeta tekrar kürekleri eline almış ve 2004’te altın madalya kazanan en yaşlı kürekçi ünvanını aldı. Bir emeklilik arasından sonra bu rekorunu hemen bir sonraki olimpiyatlarda, Pekin’de pekiştirecekti. 39 yaşındaydı, 20 yıldır yarışıyordu, yer aldığı her olimpiyatlarda madalya almıştı. Efsanevi bir kariyeri ardında bırakıyordu. Uluslararası Kürek Federasyonu, bu muhteşem kadını henüz yaşarken, hatta yarışırken ödüllendirmişti. 2000 yılında 20. yüz yılın en iyi kürekçisi nişanını takmış, 1 Haziran 2008’de kürekteki en özel nişan olan Thomas Keller madalyasını da boynuna taktı.

Elisabeta kürek sporunda en fazla olimpiyat madalyası alan sporcu. Bir çok insanın sporun farklı dinamiklerini göz ardı ederek, işi kadere bağladığı ve bazı anlarda yetenekli olanın kazanacağını kabul ettiği bir dünyada, Lisa en yüksek seviyede her zaman en fazla baskıyı üstünde hissederek başarılı oldu.

Elisabeta şimdilerde Romanya’nın Gençlik ve Spor Bakanı olarak karizmasını ülkede hissettirmek ve gençleri daha güçlü yapabilmek için çalışıyor.

Comments (0)

write a comment

Comment
Name E-mail Website