Giriş Gelişme Sonuç

Berlin’de Son Tango

fenerb
Posted: 13 Mayıs 2016, 10:31   /   by   /   comments (0)

Burak Balcı


Fenerbahçe’nin erkek basketbolunda kulüpler seviyesinde ülkenin en büyük başarısına ulaşmayı ikinci kez deneyeceği maçlara sayılı saatler kaldı. Obradovic önderliğinde son üç yılda belirli bir yapı oturtan sarı lacivertli takım için artık zirveye oynamaktan başka bir amaç yok. Bu zirve yarışında bu sezon Dörtlü Final’in son yıllardaki gediklilerinden sadece CSKA kaldı. Diğer iki takımdan biri, Tau Ceramica adıyla 2005-2008 arası 4 yıl üstüste Dörlü Final’de boy gösteren ve ancak 8 yıl sonra yeniden buralara dönebilen Laboral Kutxa. Kalan son takım ise wild card’la katıldığı Euroleague’de Dörlü Final’e çıkma başarısı gösteren ve bu tecrübeyi geçen seneki Fenerbahçe gibi tarihinde ilk kez edinecek olan Lokomotiv Kuban. Fenerbahçe’nin geçen sezonki silik Dörtlü Final performansının ardından bu sefer daha iyisini yapmak için umutlu olmamızı sağlayan sebeplere geçmeden önce rakiplere değinelim:

Son 13 sezonun 12’sinde Dörtlü Final oynamış CSKA için buralarda olmanın başarı sayıldığı zamanlar çoktan geçti. Yıllardır ayırdıkları bütçe, kadro kaliteleri ve oluşturdukları gelenekleriyle artık Dörtlü Final onlar için bir alışkanlık. Ancak o 12 sezonun sadece 2’sinde şampiyonluk görebilen Rus ekibi son şampiyonluğunu da 2008’de kazanabilmişti. Dolayısıyla sadece şampiyonluk değil, son yılların kötü hatıralarını silme isteği de CSKA için ekstra bir motivasyon kaynağı. Sezonun en değerli oyuncusu seçilen De Colo’ya eşlik eden Teodosic’le birlikte Avrupa’nın en iyi oyun kurucu ikilisine sahip olan CSKA pota altını da bu sezonun en iyi savunmacısı seçilen Kyle Hines’la karartıyor. Kadronun çekirdeğinin de yıllardır birlikte oynaması CSKA’yı diğer rakipleri arasında bir adım ileri iten bir diğer faktör. Eğer ki koç Itoudis son yıllardaki “sonunu getirememe” hastalığı ve maç sonunda saçmalaması kesin olan Teodosic’e bir çare üretebilirse CSKA net favori konumunda. Ancak bu takımın eleme usulü maçlarda hala zorlandığını çeyrek finaldeki Kızılyıldız serisinde de gördük. Serinin 3-0 bitmesi CSKA’nın özellikle ikinci maçta ecel terleri döktüğü gerçeğini değiştirmiyor. Kızılyıldız gibi eti budu belli bir takımı bile çok zorlanarak eleyebilen CSKA’nın artık kronikleşen bu halinin devam etmesi yine bir hüsran yaşamalarına sebep olacaktır. Bu kötü alışkanlığın devam edip etmediğini bu hafta sonu göreceğiz.

Bu akşam yarı finalde CSKA’nın rakibi ise başka bir Rus takımı Lokomotiv Kuban olacak. 2012-13 sezonunda Eurocup şampiyonu olan Kuban 2013-14 sezonunda ilk kez boy gösterdiği Euroleague’de Galatasaray Liv Hospital’a ikili averajla geçilerek çeyrek finalin kapısından dönmüştü. Geçen sezon ise ancak Eurocup çeyrek finali görebilen Rus temsilcisi bu sezon tarihinin en başarılı sezonunu geçiriyor. Sezon başında hem koçunu hem de kadrosunun büyük bir kısmını değiştiren ve başarı alışkanlığı yeni yeni oluşmaya başlayan bu takım için Dörtlü Final’de yer almak gerçekten muazzam bir başarı. Koç Bartzokas, 2013’te Olympiakos’u Avrupa şampiyonluğuna taşırken, bu başarının çoğunu selefi Ivkovic’in hanesine yazan eleştirmenler için bile artık kendini kanıtlamış bir isim. Yeni transferlerle birlikte çok iyi bir maya tutturan Yunan koç ikinci kez Avrupa’nın zirvesine çıkma amacında. Bu amaca ulaşmak için Bartzokas’ın elinde çok yönlü bir kadro mevcut. Sezonun en iyi beşine seçilmiş Delaney, özellikle çeyrek finaldeki Barcelona serisinde takımın itici gücü olan performansının zirvesindeki Randolph, çok yönlü oyunu ve şutör özelliğiyle Kuban’ın oyunu açmasını kolaylaştıran Claver, Beşiktaş’ta gösterdiği performansa bu seviyelerde de devam edebileceğini ispatlayan Broekhoff ve oyunun iki yönünde de takıma katkı verebilen Singleton takımın yükünü çeken isimler. Ayrıca Kuban çok iyi bir savunma takımı; bu yönlerini de sezon boyunca ligin en az sayı yiyen takımı olarak gösterdiler. Bunun dışında Rus ekibinin mental olarak da güçlü bir takım olduğunu Barcelona karşısında gördük. Saha avantajını fark yiyerek kaybedip sonra da 2-1 geriye düştükten sonra, elenmenin kıyısındayken deplasmandan galibiyet çıkarıp kendi sahasında seriyi bitiren Kuban kolay kolay pes edecek bir takım olmadığını cümle âleme gösterdi. Bakalım tecrübesi az olanların genelde sıkıntı yaşadığı Dörtlü Final arenasında Kuban nasıl bir performans gösterecek? Kendilerinden çok daha hazır CSKA’yı zorlayabilmek için az hata yaparak en iyi oyunlarından birini sahaya yansıtmak zorundalar.

Untitled design

Gelelim diğer yarı finalde Fenerbahçe’nin rakibi olan Laboral Kutxa’ya. Bu sezon Laboral bu seviyelere yeniden çıkarken sezon boyunca muazzam bir Bourousis performansı seyrettik. Hem içerden hem dışardan, hem atıp hem attırıp takımını sürükledi Yunan pivot. Yıllandıkça güzelleşen şaraplar misali 33 yaşında zirve performansını izledik Bourousis’in. Kağıt üstünde bakıldığında göze çarpan bir yıldız barındırmayan Laboral yakaladığı takım kimyası sayesinde Euroleague tarihinin belki de en zorlu grubunu ikinci tamamladı. Laboral’in ikinciliğe giden yolda Barcelona ve Real Madrid’i hem içeride hem dışarıda yendiğini belirtmemiz gerek. Top16’daki bu performansın devam ettiğini ise Panathinaikos’u 3-0 geçtikleri seride gördük. Özellikle seri 2-0 iken kendisinden daha tecrübeli Pana’yı OAKA cehenneminde yenip seriyi bitirmek hem form durumu hem de mental açılardan takımın ne seviyede olduğu hakkında bize fikir veriyor. Ayrıca Top16’nın ilk yarısı dolmadan Shengelia’yı ve sonlarına doğru Causeur’u sakatlığa kurban veren Laboral, Panathinaikos serisinin ilk maçından sonra takımın özellikle savunmadaki önemli kozu olan Adam Hanga’yı da yine aynı sebepten kullanamadı(1). O durumda takımdaki iki oyun kurucu Darius Adams ve Mike James yanlarına Davis Bertans’ı da alarak üst düzey performanslarıyla takımlarını Dörtlü Final’e taşıdılar. Özetle koç Perasovic, eksikliklerin üstesinden gelebilen, her dönemde başka oyuncuların ön plana çıkabildiği sıkı bir takım yarattı. Ancak Kuban’a benzer şekilde oyuncuların Dörtlü Final tecrübesi eksikliğinin sahaya nasıl yansıyacağı ise ayrı bir merak konusu. Geçen sene Real Madrid’le şampiyonluk gören ve buralara aşina olan Bourousis bu konuda da takımına yardımcı olmak zorunda.

Üst üste ikinci kez Dörtlü Final’e yükselerek büyük başarı elde eden Fenerbahçe ise bunu taçlandırmak için önce Bourousis önderliğindeki Laboral’i geçmek zorunda. Geçen sene daha çok Bjelica ve Goudelock’un taşıdığı takım bu sezon saha içi yükünü oyunculara daha dengeli bir şekilde dağıttı. Prelzdic, Semih ve Oğuz gibi oyun içi kırılganlıkları yüksek olan oyuncuların yerine gelenler de Fenerbahçe’nin hem mental olarak hem de savunma gayreti anlamında çok daha dirayetli bir takım olmasını sağladı. Ayrıca sakatlık açısından da şanssız bir sezon geçiren bu takım bununla baş etmesini de bildi. Normal sezon ve Top 16’da Sloukas ile Antic’i dönem dönem kullanamayan sarı lacivertliler Top16’nın sonlarına doğru da aşil tendonunu yırtan Vesely’den çeyrek finalde yararlanamadı. Ancak Vesely’nin yokluğunda son üç yılın finalisti ve geçen senenin şampiyonu Real Madrid’i 3-0’la; hem de oyun olarak büyük üstünlük kurarak geçmek Dörtlü Final öncesi rakiplere büyük bir gözdağı verdi. Real’in geçen senelerdeki seviyelerinde olmadığı bir gerçek ancak, Fenerbahçe’nin serideki üstünlüğünü sadece bu sebeple açıklamak bu takıma haksızlık olur. Normal sezonda düzenli katkı alınamayan Sloukas ve Kalinic’in Real serisindeki oyunları Dörtlü Final yolundaki en önemli ekstra performanslardı. Bunun dışında da sezon boyunca zaten üst düzey katkı veren Datome, Ali Muhammed, Udoh ve Bogdanovic’in hız kesmeden devam ettiği oyunları Real Madrid’in fişinin çekilmesini sağladı. Bu takımın bu seneki performansını konuşurken Obradovic’e de bir parantez açmak lazım. Sırp koç takıma istediklerinin uygulatmak anlamında üç senenin zirvesinde. Özellikle Vesely’nin yokluğunda Real’e karşı yapılan savunma, sahada kimi zaman beş kısayla kalma gibi beklenmeyen denemeler ve sezon boyu dalgalı performansları olan oyuncuları çeyrek finale hazırlama konularında muazzam iş çıkardı Obradovic. Umarız geçen sene Dörlü Final’de Real fark açarken oyuna müdahale etmekte geciken Obra’nın bu seneki performansı sezon genelinin devamı şeklinde olur. Fenerbahçe açısından, sezon boyunca ortaya konulan koç ve oyuncu performansları ve mental güç anlamında bir düşüş olmadıktan sonra bu sezon zirve yolunda daha umutlu olmamak için bir sebep yok.

Dörtlü Final, uzun ve yorucu bir sezonun sonunda kaderinizin iki tane 40 dakikaya bağlandığı bir organizasyon. Genelde büyük bütçelerin ve sezon için performansların değil de, mental gücün ve lider oyuncuların damga vurduğu anlara şahitlik ediyoruz Dörtlü Finaller’de. Anlık performanslara çok bağlı olduğundan -daha önce de çoğu kez örneğine rastladığımız gibi- doğası gereği sürprizlere çok açık. Umarız Obradovic önderliğinde artık “şampiyonluk” kelimesini daha inanarak telaffuz edebildiğimiz şu dönemde Dörlü Final’in kötü sürprizleri bize denk gelmesin.

(1) Adam Hanga Dörtlü Final’de sahada olacak ancak Causeur’un durumu şüpheli. Shengelia zaten sezonu kapatmıştı.

Comments (0)

write a comment

Comment
Name E-mail Website