13.Cuma

13. Cuma – Lanetler

maracan
Posted: 13 Ocak 2017, 18:11   /   by   /   comments (0)

Uğursuzluklar, şanssızlıklar, lanetler ve kehanetler… Ayın 13’ü Cuma günü, batıl inanışların hortladığı, kafayı buna takan insanların çabucak geçmesini beklediği günlerden birisi ve herkesin malumu; her zaman gerçekleşmiyor. Biz de, ekip olarak spor tarihindeki en acımasız ve yoğun lanetlerden oluşan bir liste oluşturduk. Bilimin önderliğinde ilerlemek isteyen insanlar olarak bu tarz olaylara kafa takmamaya çalışsak da, bazı olaylar var ki gerçekten insanın aklını kurcalıyor. Hangisinin diğerinden daha korkutucu olduğunu kestiremediğimiz için bu listeyi rastgele sıraladık.

St. Andrew’s Çingeneleri

birmingham-city-st-andrews-stadium-tour-featured-800x410

Kehanete göre, 1906 yılında Birmingham City yeni stadyum inşaatı için stad çevresinde yaşayan çingeneleri evlerinden eder. Çingeneler de İngiliz takmının yüz sene başarısız olması için dua eder ve takımı lanetlerler. 1980’li yıllarda başında Ron Saunders, laneti kaldırmak için saha ışıklandırmalarına haç işareti takar. 1990’lı yillarda ise takımin hocalığını yapan Barry Fry, din adamlarından aldığı tavsiye üzerine sahadaki korner bayraklarının dibine idrarını yapar. Bu iki çaba da sonuç vermemiştir. İnanışa gore lanet, 2006 senesinde bozulmuştur. Sanki tüm olan biteni doğrularmışcasın Birmingham 2011’de Lig Kupası’nı müzesine götürmeyi başarır.

Bir Brezilya Trajedisi

maracan

1950 yazında Maracana’da 200.000 seyirci Brezilya’nın Uruguay’ı yenip Dünya Kupası’nı kaldırmasını bekliyordu, ancak Uruguay planı bozdu. Brezilya seneler boyu bu travmayı atlatamadı. O maçta giyilen mavi-beyaz formalar bir daha giyilmedi ve şu anda bildiğimiz sarı-yeşil formalara geçildi; Brezilya’nın kalecisi Barbosa bütün Brezilya halkı tarafından dışlandı. Neyse ki Brezilya 2016 Olimpiyat finalinde Maracana’da galip gelerek laneti bozmuş gibi görünüyor. Düşününce, Almanya’ya 7-1 yenildikleri Dünya Kupası maçı Maracana’da oynansaydı, maç sonunda stadı yakıp tarihten silebilirlerdi.

Fransız Bunalımı

frenchtennisplayer

Fransızlar dünyaca ünlü iki büyük organizasyona ev sahipliği yapıyor: Roland Garros & Tour de France. Ancak Fransızlar bu organizasyonlarda çok uzun süredir zirveye çıkamıyor. Tek erkeklerde RG’u kazanan son Fransız, ünlü basketbolcu Joakim Noah’ın babası Yannick Noah’tı (1983). Kadınlarda ise durum nispeten daha iyi; Mary Pierce 2000 yılında turnuvayı kazandı. Benzer lanet TdF’da da devam ediyor. Dünyanın en zorlu ve görkemli spor olaylarından biri olan TdF’de 1985’ten bu yana Fransız bisikletçiler genel klasmanda lider olamıyor. 1985’te bunu başaran son Fransız, daha önce liderliği dört kez elde eden Bernard Hinault’du.

Crucible Baskısı

crucible

Spordaki lanetlerin yeşil çuhadaki örneği Dünya Snooker Şampiyonası’yla ilgili. Şampiyona 1977’den beri düzenli olarak İngiltere’nin Sheffield kentindeki Crucible Tiyatrosu’nda düzenleniyor. Turnuvanın Crucible’a taşınmasından beri de ilk şampiyonluğunu kazanan hiçbir sporcu bir sonraki sene unvanını koruyamamış; 6 tanesi ilk maçında veda etmiş ve sadece ikisi bir sonraki sene final görebilmiş. Spor severler olarak snooker’ın zirvesinde gezinen bu lanetin ilk defa şampiyonluk yaşayacak hangi isim tarafından ve ne zaman bitirileceğini merakla bekliyoruz.

Sahadaki Azrail

ramsey

Usame Bin Ladin, Steve Jobs, Muammer Kaddafi, Whitney Houston. Bu dört ismin en büyük ortak noktaları artık hayatta olmamaları; ama aslında başka bir ortak noktaları daha var: Aaron Ramsey. Genelde bir futbol maçında gol olunca kendi takımın taraftarı sevinir, rakip taraftar üzülür, bu futbolun gerçeği. Ama golü atan Aaron Ramsey olunca insanın içini bir korku salar ve ardından o içleri ürperten soru gelir: bu sefer sıra kimde? Evet biraz abartılı bir yorum ancak yukarda yazan isimlerin tamamının Ramsey’in gollerinden çok kısa süre sonra hayatlarını kaybettiği düşünülürse, bunun abartılı yorum değil, kötü bir lanet olduğu da gayet mantıklı olabilirdi. Neyse ki son zamanlarda Ramsey gol attıktan sonraki ünlülerin ölmemeye başladı da durum sadece şanssız bir dönem olarak anıldı.

Yugoslav’ın Ahı

Hırvatistan’ın kürsü laneti belki de spor tarihinin en ilginç lanetlerinden birisi. 1995 yılında Avrupa Şampiyonası’nda Hırvatlar, çıktıkları kürsüyü şampiyon Yugoslavya’yı protesto etmek için terkettiklerinde, bir daha oraya çıkmaya hak kazanmanın bu kadar uzun süreceklerini kendileri de kestiremiyordu muhtemelen. Hırvatistan o günden beri tam 22 yıldır herhangi bir basketbol turnuvasında ilk 3’e girip madalya şansı yakalayamadı. Buna bazı kesimler Hırvatistan’ın imajının o günden itibaren kötüye gidip ince ayarlarla aşağı düşürülmeye çalışıldığını savunsa da, o gün alınan ahların da etkisinin büyük olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Madden Avı

madden

49ers RB’i Garrison Hearst 1999’da Madden oyunu kapağına seçilmesiyle lanet başlamış oldu. Oyundan hemen sonra Hearst ayak bileğini kırdı ve 2 sene rehabilitasyon gördü. Hearst ile başlayan lanet seneler boyunca devam etti ancak bu lanetin ilk kez konuşulması 2002’de Daunte Culpepper ile başladı. Sonrasında, kimi oyuncular acımasız sakatlıklarla boğuşup kariyerlerine veda ederken, kimilerinin performansı akıl almaz bir ivmeyle çakıldı. Madden’ın son kurbanı ise, 2016’da Patriots Tight-End’i Rob Gronkowski oldu. Kapağa seçilmesinin ardından Seahawks ile 7. haftada karşılaştıkları maçta bel fıtığı atan oyuncu ameliyat oldu ve sezonu kapattı.

Guttmann’ın Belası

benfica

Portekiz’in güzide kulüplerinden Benfica, 1962 yılına kadar oynadığı iki Avrupa kupası finalinden mutlu sonla ayrılmıştı. Ancak Lizbon ekibi söz konusu iki kupayı müzeye getiren Macar teknik adam Bela Guttmann’ın 1961-1962 sezonu sonunda istediği yeni sözleşmeyi vermeyerek başına büyük bir ‘’bela’’ aldı. Sözleşmeyi alamayınca yöneticilere kızan ve ‘’Benfica 100 yıl boyunca Avrupa kupası kazanamayacak’’ diyerek kulüp müzesini mühür koyan Guttmann’ın laneti 55 yıldır başarıyla sürüyor. Benfica 1962’den beri Avrupa kupası kazanamazken, tam sekiz finalde sahadan boynu bükük ayrıldı…

Mick Jagger Forması

indir

Müzik dünyasının gelmiş geçmiş en büyük starlarından Mick Jagger’ın bir Dünya Kupası maçında milli takımınızın formasıyla tribünde yer almasından daha korkutucu ne olabilir? Bu korkunç hikaye 2010 yılında Güney Afrika’da başladı… ABD-Gana maçını eski başkan Bill Clinton ile izleyen Jagger, Gana’nın tarihi başarısına en yakından tanıklık etti. Sonrasında ülkesi İngiltere’nin Almanya’ya elendiği maçı yerinden izledi. Selecao formasıyla tribünde yer aldığı Brezilya-Hollanda maçında da Portakalların zaferine ortak oldu. Jagger kapanışı 2014 Brezilya’da yaptı… Yer: Belo Horizonte, Skor: Brezilya – Almanya: 1-7

Chicago Keçisi

Billy Sianis 1945’te şans getirsin diye keçisini de alarak alarak Chicago Cubs’ın evi Wrigley Field’a gidiyor. Fakat kulüp sahibinin “kokuşmuş” dediği keçisi yüzünden içeri alınmıyor. Sianis sinirleniyor, ellerini arşa kaldırıyor, şimşekler çakıyor ve şu sözler duyuluyor: “Bir daha asla kazanamayacaksınız!” Cubs o sene final serisini kaybediyor ve bir daha beli doğrulmuyor. Sianis’in 1970’te bu laneti stadı bir başka keçiyle ziyaret ederek kaldırmaya çalışması, stad önünde kurban edilen / kutsanan keçiler… İşe yaramıyor. 71 sene süren Cubs laneti Back To The Future 2 filminde Marty’nin 2015’e gidişine de konu oluyor. Cubs geçtiğimiz Kasım ayında şampiyon olup 108 senelik özleme son veriyor. Böylece Billy Goat laneti bir sonraki hayvan hakları suiistimaline dek rafa kalkmış oluyor.

Bambino Laneti

bostonred

Beyzbol Amerika dışında pek yaygın bir spor olmasa da Yankees-Red Sox rekabeti dünyaya yayılmıştır. Yankees 27 şampiyonlukla lige damgasını vururken, Red Sox yalnızca 3’ü yakın tarihte olmak üzere 8 şampiyonluğa ulaşmıştır. Bu tür istatistikler pek çok spor branşında olmasına rağmen Boston’ınki biraz farklı. Takımın şampiyonluklarında büyük paya sahip olan, döneminin en iyi oyuncusu Babe Ruth’un, Yankees’e satılması Red Sox’un üzerine bir lanet gibi çökmüş, Yankees için ise altın bir çağın başlangıcı olmuştur. ”Bambino Laneti” olarak anılan bu olaydan sonra Red Sox 1919-2004 yılları arası şampiyonluk yüzü göremezken, Yankees 27 şampiyonluğun 26’sını bu dönemde elde eder.

Gökkuşağının Bittiği Yer

rainbowjersey

Bisikletin en büyük lanetlerinden biri de, Dünya şampiyonuna verilen gökkuşağı mayodur. Lanet, İngiliz tırmanışçı Tom Simpson’ın 1965’te mayoyu giymesiyle başlar. Simpson’un mayoyu giymesini takip eden kış ayında kayak yaparken düşerek bacağı kırılır. Simpson 1966 sezonunu kaçırır ve sonrasında resmi bir yarış günü dahi koşamadan mayoya veda eder. Sonrasında ise devamlı gelen sakatlıklar, ailesiyle yaşadığı sorunlar, doping soruşturması ve sonunda Mont-Ventoux’nun çıplak zirvesinde onu bulan ölümün soğuk yüzü…  Lanet, Peter Sagan mayoyu sırtına geçirene kadar devam etti. Sagan için mayodan sonra sezonun ilk yarışları lanetli gibi geçiyordu, ama ”Yeşil Dev” bunların üstesinden geldi. Yine de mayonun 2017 için bir şansı daha olacak!

Arubinha’nın Kurbağası

vascodegama1945

Aralık 1937’de Vasco, kendinden daha zayıf rakibi Andarai’yle karşılaşmak için stada doğru yola koyulmuştu. Vasco konvoyu yolda ufak bir kaza yaptı ve trafikte bir süre mahsur kaldı. Andarai takımının oyuncularıysa sırılsıklam ve üşümüş halde sahada rakiplerinin gelmesini bekliyordu. Aslında kendilerini hükmen galip ilan ettirebilirlerdi ama onlar sahada beklemeyi tercih etmişlerdi. Karşılık olarak ise güçlü rakipleri Vasco’dan benzer bir sportmenlik örneği göstermesini ve onları küçük düşürmemelerini rica ettiler. Ancak Vasco ilk yarıyı 5-0, maçı da 12-0 kazanmıştı. Maç sonunda Andarai yedek kulübesinde yere diz çeken Arubinha ellerini birleştirdi ve gözlerini havaya dikerek: ”Eğer yukarıda bir Tanrı varsa, Vasco’ya 12 yıl boyunca şampiyonluk yüzü göstermesin” diye dua etti. İddiaya göre Arubinha kurbağasını Vasco’nun stadı Sao Januario’ya gömmüştü. Aslında Arubinha’nın bir kurbağası dahi olup olmadığı bilinmiyordu, ama bunun batıl inançlara son derece saplantılı olan Brezilyalılar için ”Arubinha’nın Kurbağası” gerçekti ve herkes buna inanıyordu. Vasco 1943’te kupayı Flamengo’ya 6-2 yenilerek kaybetmiş, bir sonraki sezon müthiş bir takım kurmasına rağmen şampiyonluğu yine Flamengo’ya kaptırmıştı. Vasco yöneticileri çaresizce bir traktörle tüm sahayı kazdırdı ve Arubinha’yla kurbağanın yerini söylemesi için konuştu. Arubinha, hiçbir yere kurbağa gömmediğini söyledi ve bedduasını geri aldı. Böylece Vasco 1945’te yenilgisiz olarak bölge şampiyonluğuna ulaştı.

Ancak kulüp 1958’de yeniden kupasız bir döneme girdi ve Arubinha’nın kurbağa laneti bir hortlak gibi mezarından yeniden çıkıverdi. Vasco bu sürede 12 yıl boyunca başarı yüzü göremedi. Tamı tamına 12 yıl, tıpkı Arubinha’nın bedduasında olduğu gibi…

 

Comments (0)

write a comment

Comment
Name E-mail Website