Giriş Gelişme Sonuç

Skandal Severim

3
Posted: 19 Mayıs 2015, 18:54   /   by   /   comments (1)

Nasıl Seviyoruz Belli Değil

Bir “özentilik” ile NFL takip etmeye başladığımda 17 yaşımdaydım. Amerikan spor kültürünü takip eden herkesin maruz kaldığı “kahramanlık öyküleri”, “kazananlar-kaybedenler” ve “yıldızlar”… Bunlar vurgulamak istediğim değil, sorgulamak istediğim şeyler oldu zamanla. Doğru ile yanlışın iç içe geçtiği dünyalarda bir kişiyi, bir kuruluşu, bir yönetimi, bir ülkeyi veya bir takımı körü körüne sevmemek gerektiği, bizim kuşağımıza zor yollardan öğretilmeliydi.

NFL’in ilk kez radarıma girdiği zamanlarda, Birleşik Devletler baştan aşağı bir fenomen ile çalkalanıyordu. Bu fenomenin yarattığı akıma kapılmamak mümkün değildi. ABD’yi Tom Brady rüzgârı kasıp kavuruyordu. Herkes onun videolarını paylaşıyor, daha şimdiden bir efsane olduğunu söylüyordu. Daha önce hiç NFL efsanesi bilmeyen benim gibi “baldırı çıplaklar” da bu akıma kapılmıştı; böylece Brady ve onun takımı, Türkiye’de Amerikan futbolu oynayan kibirli gençliğin idolü haline geldi.

Ama dürüst olmak zorundayım; bu oyunu sevip de bu adamı sevmemek imkânsızdı: Drafttan 6. turda ve 199. sırada seçilmişti. Bu noktadan yola çıkıp böylesine bir kariyer inşa etmesi takdire şayandı.(*) Hikâyesini bir çırpıda anlatıp geçemeyeceğimiz Brady, henüz çaylak olduğu 2000 sezonunda, 199. sıradan seçilen her oyuncudan bekleneceği gibi, takımının dördüncü oyun kurucusu konumundaydı. Drew Bledsoe takımın esas oyun kurucusuydu ve onun arkasındaki John Freisz ve Micheal Bishop, sıranın kendilerine gelmesini bekliyordu. Ama sezonun sonlarına gelindiğinde Brady sıralamada ikinci sıraya kadar yükselmişti.

Masal 2001’de başlıyordu. Sezonun ikinci maçının son çeyreğinde Bledsoe aldığı darbeyle iç kanama geçirince oyuna girme sırası Tom Brady’e geldi. Patriots o maçı kaybetti, ama o maçta kazandıklarını hesaplayacak bir ölçü birimi hâlâ bulunabilmiş değil. Beşinci maça kadar tökezlemesine rağmen Brady öyle bir açıldı, öyle bir ritim buldu ki, takımı onun ilk 11’de çıktığı 14 maçta 11 galibiyet aldı -ki bunların son altı tanesi arka arkaya geldi. Bu performansı Brady’e 2002 Pro Bowl (**) için tek kişilik davetiyeyi de kazandırdı.

Tom Brady Çaylak Sezonunda

Tom Brady Çaylak Sezonunda

Playoff zamanı geldiğinde işler olumlu gitmeye devam etti: Oakland Raiders’a karşı son çeyrekte 10 sayılık farkı kapatan Brady maçı uzatmaya götürdü ve Patriots uzatmada maçı aldı. Pittsburgh Steelers’a karşı oynanan maçta ise Tom dizinden sakatlanıp yerini Bledsoe’ya devretti ama Patriots bu maçı da alarak Super Bowl’da St. Louis Rams’in rakibi oldu.

Super Bowl’da maçın bitimine 1.27 kalmışken durum berabereydi. Molası olmayan ve kendi yarı alanında bulunan Patriots için en makul tercih, maçı uzatmaya götürüp işi orada çözmek gibi gözüküyordu. Ama Tom’un kanı kaynıyordu ve o an inanılmaz bir inisiyatif alarak aç kurt gibi rakip alana saldırdı. Molasız bir şekilde topu rakip takımın 31 yardasına götürdü ve Adam Vinatieri’nin raket gibi ayağı ile gelen golle Patriots 20-17’lik zafere uzandı. Tom Brady, 2001 Super Bowl’da en değerli oyuncu olmuştu.

Nefis bir hikâye…

Bu rüya gibi başlangıçtan sonra neredeyse hiçbir şey kötüye gitmedi. Super Bowl’a beş defa daha çıktı ve bunların dördünde kazanan taraftaydı. 2007 ve 2010 yıllarında NFL MVP’si oldu. Özellikle onu yeni yeni tanımaya başladığım zamanlarda (2006-2007 civarı) Giselle Bündchen ile sevgili olmuşlardı. Ortak arkadaşlarından birisinin ayarladığı bir buluşma sonucunda başlayan birliktelikleri 2009 yılında evlilik ile sonuçlandı. “Böyle görücü usulü olmaz olsun.” diyerek kendi arkadaşlarımdan soğudum ve bükemediğim eli öpmeye karar verdim.

Tom Brady & Gisele Bündchen

Tom Brady & Gisele Bündchen

Bu Bir Basınç Meselesi

Şimdi bu yazının yazılma sebebini açıklayalım. Anlayacağınız üzere Tom Brady’i, oyunu tanıdığım ilk zamanlarda gerçekten çok severdim, dolayısıyla Patriots takımını da. Ancak sevginin içine kurt düşmeyegörsün, araştırmaya başlıyor insan. Araştırıp okudukça insanın karşısına çıkan şeylerin bu kadar etkili olması çok ilginç… Sabit fikirli olmayı anlayabilirim; çünkü bir konuyu araştırmış, incelemiş ve başkalarıyla tartışarak o fikri benimsemiş olabilirsiniz. Bundan daha doğal ve sağlıklı bir şey olamaz. Tom Brady ve New England Patriots hakkındaki fikirlerim de bu derece sabittir ve değiştirilemez: Kendilerini bir zamanlar çok seven bir çocuk vardı; o çocuk sabit fikirliliğinden öldü.

Olayın gelişimini konuşabilmek için karşımızda büyük bir yapboz varmış gibi düşünelim. Bu yapbozun parçalarını teker teker verelim ve en sonunda bunları birleştirelim:

– Öncelikle meselenin ismini koyalım. Amerika’da bu mevzu Deflategate*** adıyla anılıyor.

– 2006 yılına gelinceye kadar NFL geleneklerine göre ev sahibi takım, topların tedarikçisi oluyordu. 2006 yılında kurallar değişti ve her takım atak yaparken kendi toplarını kullanabilir hâle geldi. Rakip takım oyuncuları “fumble” veya “interception” olmadığı takdirde topa dokunamayacaklardı.

– NFL’de belirlenen kurallara göre topların iç basıncı 86-93 kPa değerleri arasında olmak zorunda. Ancak kurallar hangi sıcaklıkta bu basıncın ölçülendirileceğini belirtmiyor.

– Gay-Lussac Yasası’na göre havanın basıncı sıcaklık ile değişkenlik gösterir. Sıcak odada şişirilen top, soğuk ortama geçtiğinde basıncını kaybeder. Basıncı kaybolan bir top daha kolay atılır, tutulur ve kavranır.

Bu veriler bir kenarda dursun. Mevzunun başına dönelim. Sezon içinde Indianapolis Colts ve Baltimore Ravens maçlarında New England’ın kullandığı topların daha düşük basınçta olduğuna dair iddialar atılmıştı ortaya, fakat hiç kanıtlanmadı. AFC finalinde Patriots tekrar Colts ile karşılaştığında bu iddialar biraz daha yüksek sesle dile getirilmeye başladı. Colts linebacker oyuncusu D’Qwell Jackson, Patriots’un hücumda olduğu sırada interception yaptığı bir pozisyon sonrası, “ganimet” olarak topu yedek kulübesindeki koçlarına verdiğinde kıvılcımlar çakmaya başladı.

3

İlk olarak olaya D’Qwell Jackson’un uyandığı söylendi ama kendisi çok para kazanan bir “meşe” olarak yaşamaya çalıştığı için, “Bunun (düşük basınçlı topun) nasıl bir avantaj ya da dezavantaj yaratacağını bilemezdim ki zaten. Bir topun basıncının diğerinden daha az olduğunu söyleyemem bile.” şeklinde bir açıklama yaptı ve mevzu sakinledi. Devre arasında hakemlerin ölçüm yaptığı ve 12 toptan 11’inin düşük basınçlı olduğu söylendi ama bunun sadece bir tanesinin böyle olduğu rapor edildi. NFL yetkilisi Dean Blandino’nun söylediğine göre hakemler oyun öncesinde veya esnasında topları kontrol etmiyorlardı. Bunu fırsat bilen New England Patriots yetkilileri de devre arasında toplara gerekli havayı basarak standart ölçülere ulaşıyordu.

100 Kişiye Sorduk

Bu durum ile alakalı olarak NFL yönetimi hemen bir soruşturma başlattı ve soruşturmayı idare etmesi için Ted Wells’i görevlendirdi. Wells, tarihe “Wells Raporu” olarak geçen 243 sayfalık raporu 6 Mayıs’ta paylaştı. Raporda en çok dikkat çeken husus, bu mevzu ile Tom Brady’nin ilişkisiydi. Wells’e göre basınç azaltma çalışmalarından Tom Brady’nin haberi olması ihtimali, olmaması ihtimalinden bir hayli fazlaydı. Bu işlem gerçekleştirilirken Brady’nin haberinin olmaması bir yana, sürekli topu elinde bulunduran bir oyuncu olduğu için değişimi fark etmemesi pek olası görünmüyordu. İlginç olan bir diğer nokta ise, raporun koç Belichick’i ilgilendiren kısmıydı. Raporda, Belichick dâhil olmak üzere koç ekibinden kimsenin bu olayda yer almadığı söyleniyordu. Bahsi geçen isimler, soyunma odası yetkililerinden Jim McNally ve malzeme asistanı John Jastremski idi. Buna dayanak oluşturan ise; bu arkadaşların Tom Brady’i de dâhil ederek kendi aralarında yaptıkları “hava indirme”, “hava basma” ve “iğneler” ile ilgili yaptıkları şakalar ve Brady’den McNally’e verilen hediyeler oldu.

Bilimsel analiz için Princeton Üniversitesi Fizik Departmanı’ndan Dr. Daniel Marlow tarafından hazırlanan akademik raporda; topların düşük hava basıncının maç içindeki fiziksel ve çevresel koşullardan kaynaklanmasının mümkün görünmediği, bu şartlarda hava basıncının azalmasının ancak insan müdahalesiyle gerçekleşebileceği belirtilince, Wells Raporu destek buldu ve olanlar oldu.

Cezayı Kes

NFL yönetimi, markasına bunca değer katmış, tüm zamanların en iyi oyun kurucuları arasında gösterilen Tom Brady’e hiç ama hiç merhamet göstermedi. Brady, para ödemesi yapılmaksızın dört maç ceza aldı. Son 14 senede altı final oynayıp bunların dördünü kazanan New England Patriots’a da 1 milyon $ değerinde para cezası kesti ve takımın 2016 yılı ilk tur draft hakları ile birlikte 2017 yılı dördüncü tur draft hakkını da elinden aldı. Jim McNally ve John Jastremski ise kulüp tarafından süresiz şekilde “ücretsiz izne çıkarıldı” ve bu isimlerin NFL yönetiminin onayı olmadan başka bir kulüple anlaşmaları mümkün değil.

Cezalar tek kelimeyle ağır. Ama yeterince ağır mı?

NFL yönetiminin Tom Brady’e verdiği cezada yer alan “…Oyunun namusu ile alakalı politikalara aykırı davranmak…” ifadesi burada çok büyük önem arz ediyor. Zira NFL Futbol Operasyonları Başkan Yardımcısı Troy Vincent’in Brady’e yazdığı mektup ve içeriğinde yer alan sitemler çok dikkat çekici. Vincent mektubunda Tom Brady’e, belki olaya bizzat karışmamış olabileceğini, ancak onun bilgisi olmadan bu olayın gerçekleşmesinin mümkün olmadığını yazmış. Ayrıca mektupta, tüm kişisel bilgilerinin korunacağının garantisi verilmesine rağmen iş birliğine yanaşılmadığından ve Brady’le elektronik cihazlar aracılığıyla bile iletişim kurulamadığından bahsediliyor.

Tom Brady’e verilen cezayı Brady’nin menajeri Don Yee çok eleştirdi. Bu eleştirilere ise raporun sahibi Ted Wells önemli cümlelerle cevap verdi. Örneğin, “Bulduğum kanıtlara katılmıyor olmanız, benim bağımsızlığımı sorgulamanız anlamına gelmez.” cümlesiyle Wells, eleştirileri muazzam bir şekilde “göğsünde yumuşattı”. Ardından Brady için söyledikleri de çok dikkat çekici. Wells’in dediğine göre Brady, kendisine sorulan tüm soruları yanıtlamış ve soruşturma boyunca kendisine çok yardımcı olmuş.

Ted Wells

Ted Wells

Ancak sorunun farklı noktada cereyan ettiğini açıklıyor Wells: “Tüm bunlara karşın, kendisine ait telefon, tablet, bilgisayar gibi elektronik eşyalarında yer alan bilgileri kesinlikle paylaşmadı. Günümüzde birçok olayda olduğu gibi bunda da en önemli kanıtlar o cihazlarda yer almaktaydı. Açıkça söyleyeyim; cihazlara el koymak gibi bir teklifim kesinlikle olmadı. Menajerinin de yanında olduğu sırada telefonuna, onların elinde olacak şekilde, birlikte bakmayı ve sadece soruşturma ile alakalı bilgilerin tarafıma iletilmesini talep ettim. Yine de kabul etmediler.”

Bu açıklamaların ardından Brady’nin masumiyeti biraz sarsılmış gibi duruyor.

Nişanlısına şiddet uygulayan Ray Rice için iki maç ceza veren NFL yönetimi (ki NFL’in başındaki adam olan Roger Goodell bile bunun az olduğunu söylemişti.) bu olayda en büyük ve medyatik yıldızlarından birisine maaş ödenmeyecek şekilde dört maç ceza verdi. Göstermelik cezaların verildiği eski günler geride kaldı. “Tom Brady bile olsan, kurallara uymak, rakibine ve oyunun doğasına saygı duymak zorundasın.” Bence oyuncular bazında verilmek istenen mesaj bu. Eğer gerçekten böyleyse, ne kadar doğru bir mesaj!

Gelelim Patriots’a verilen cezaya. Bu cezanın değişkeni çok fazla. Yazının sonunda kısaca değineceğiz ama açıkça söylemekte bir sakınca görmüyorum: New England Patriots dünya tarihindeki en sevimsiz takım olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Şahsi fikrime göre önlerindeki tek engel, Franco’nun faşist rejiminin desteğiyle dünyayı kasıp kavuran Real Madrid.

5

Bu ceza “sadece” son olay düşünülerek verilmiş olamaz, olmamalı. Yakın geçmişlerinde çok fazla “Ali Cengiz oyunu” oynamış bir takım olan Patriots, sadece romantikler tarafından değil, diğer takım sahipleri tarafından da sevilmiyor. Bu işin daha da can sıkan tarafı Goodell ile Patriots sahibi Robert Kraft’ın aralarının gerçekten iyi olması. Sürekli NFL yönetimi tarafından kayrıldığı düşünülen bir Patriots takımı için verilen bu ceza, geçmişteki vukuatlarını da göz önünde bulundurursak, muhteşem bir politik hamle olabilir. Böylelikle eşitliğin var olduğuna inandırılması gereken takımlar memnun edilirken, iyi ilişkiler kurulan takımın da kulağı çekilmiş oldu. Buna karşın daha fazla ceza verilmesi gerektiğini savunanlar da var.

Patriots yönetimi ve Brady’nin menajeri tabii ki karardan memnun değiller. Kendilerine tanınan üç günlük itiraz hakkını kullanacaklarını açıkladılar. Takımın sahibi Kraft, suçlu olmamalarına rağmen makul bir cezayı kabul edebileceklerini, ancak bu kadar delil yetersizliği varken böyle acımasız bir cezayı haksız bulduklarını söyledi. Belki haklı olabilir, ama yukarıda dediğimiz gibi, bu cezalar önceki “sevimsizliklerinin” hatırına verilmiş olabilir.

Son bölümde bu geçmiş vukuatların ne olduğuna bir bakalım…

Patriots Takımını Neden Sevmiyoruz?

1982 – Kar Makineli Maç (Snowplow Game)

1982 – Kar Makineli Maç (Snowplow Game)

12 Aralık 1982’de New England Patriots ve Miami Dolphins arasında, yoğun kar yağışı altında ve buzlu zeminde oynanan normal sezon karşılaşmasında, 0-0 giden maçın bitimine 4.45 kala Patriots bir field goal şansı yakalamıştı. Patriots koçu Ron Meyer’in emriyle sahaya giren kar temizleme aracının sürücüsü Mark Henderson, tam bu vuruşun yapılacağı yeri temizleyip vuruş için rahat bir alan yaratırken diğer yerlere dokunmadı ve maçı Patriots o vuruş sayesinde 3-0 kazandı. Dönemin Dolphins koçu Don Shula bu olayı “NFL tarihinin en kalleşçe hareketi” olarak tanımlamıştı.

2002 – Tuck Rule

2002 – Tuck Rule

BRADY WOODSON BIEKERT

Yukarıda Tom Brady’nin kariyerinin nasıl başladığını yazarken bahsettiğim bir Oakland Raiders maçı vardı. Şimdi bahsedeceğim olay o maçta yaşandı. Raiders savunması tarafından durdurulan Brady topu düşürdü ve fumble oldu. Raiders savunması kontrolü ele aldı ve hücum hakkını elde etti. Ama hayır, bir dakika… Hakemler oyunun kural kitabını hemen açtılar ve pozisyonu incelemeye başladılar. Kitabın kuş uçmaz kervan geçmez bölümlerinde yer alan “Tuck Rule” adlı bir kuralı buldular ve pozisyona uyguladılar. Hakemlerin dediğine göre müdahale edilmeden önce Brady’nin kolu ileriye doğru hareket etmişti; yani bu bir fumble değil incomplete pass (tamamlanmamış pas) olarak kabul edilmeliydi. Bu kararın devamında gelen pozisyonlar sonucunda Patriots Riders’ı yenmeyi başardı. Baltimore Ravens efsanesi, günümüzün yorumcusu Ray Lewis’in dediğine göre, Tom Brady’nin adını şu anda biliyor olmamızın sebebi bu kuralın varlığıdır.

2007 – Casusluk Skandalı (Spy-gate)

Gücünün zirvesinde olduğu senelerden biri olan 2007’de Patriots başka bir skandal ile gündemdeydi: En önemli rakiplerinden New York Jets’in saha içindeki işaretlerini ve kodlarını kaydederek rakiplerine üstünlük sağladıkları gerekçesiyle suçlanıyorlardı.

Bu ilk defa duyulmuş bir şey değildi. 2002 yılında Super Bowl’da St. Louis Rams’i yendikleri maçtan sonra Rams oyuncusu Marshall Faulk, bu maç için hazırlanmış özel oyunları olmasına karşın rakiplerinin bunların hepsine hazırlıklı olduğunu söyledi ve ekledi: “Ya dünyanın gelmiş geçmiş en iyi koçu ile karşı karşıyayız ya da ne yapacağımızı önceden biliyorlardı.”

Bu dönemde anlattığıma benzer başka suçlamalar da mevcut. Bu suçlamaların da yarattığı şüphe eklenince NFL yönetimi; 2002-2007 yılları arasında bir casusluk düzeni kurdukları ve rakip takımları yasal olmayan yollar ile kayıt altına alarak kendilerine avantaj sağladıkları gerekçesiyle Patriots kulübüne 250.000 $, koç Bill Belichick’e ise 500.000 $ para cezası verdi. Bu aynı zamanda NFL yönetiminin bir koça kestiği en ağır ceza olarak tarihe geçti.

2015 – Yanıltma Skandalı (Deception-gate)

Patriots’un Baltimore Ravens karşısında elde ettiği playoff galibiyetinin ardından Baltimore koçu Jim Harbaugh, rakiplerinin oyun kuralları dâhilinde olmayan bir düzen ile sahaya yerleşerek savunmalarını yanılttığını ve bu sayede kendilerine avantaj sağladığını iddia etti. Rakip hücum oyuncularının kendilerine savunmaya yerleşmeleri için yeteri kadar zaman tanımadan oyuna başladıklarını ve bunun düpedüz yanıltmaca olduğunu iddia eden Harbaugh, NFL yönetimi tarafından haksız bulundu. Daha doğrusu yönetim Patriots’un yaptıklarını kurallara aykırı bulmadı. Fakat oynanan oyun kitaba uygun olsa da oyunun ruhuna uygun mudur, bu tartışılır. Brady’nin maçtan sonra, “Belki o arkadaşlar kural kitabına daha çok çalışmalı ve kitabı biraz daha iyi anlamalılar.” şeklinde bir açıklama yapmış olması da Harbaugh’un haklı olduğunu düşündürtmüyor değil insana…

* Birçok analiste göre Tom Brady, elde ettiği başarılara bakıldığında NFL tarihinin en başarılı draft seçimi olarak gösteriliyor.

** Pro Bowl, Amerikan futbolunun All-Star maçına verilen isim. Bu özel maçta oynayacak oyuncular koçların, oyuncuların ve taraftarların oylarıyla belirleniyor ve bu maçta oynayan oyuncular elit oyuncu statüsünde sayılıyor. Super Bowl’da oynayacak takımların oyuncuları, sakatlanma riskinden ötürü -eğer seçilmişler ise- Pro Bowl kadrolarından çıkarılıyor ve yerlerine başka oyuncular seçiliyor.

*** Deflategate isminin kökeni Watergate Skandalı’ndan geliyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde ortaya çıkan Watergate Skandalı’ndan sonra, kamuoyuna mal olmuş etik dışı olayların çoğunun sonuna “-gate” takısı getiriliyor. İsim olarak ‘gate’ kelimesinin ‘skandal’ gibi bir anlamı olmamasına rağmen, Watergate’den bu yana takı olarak kullanıldığında bu anlama geliyor. Dolayısıyla bir kelimenin sonuna bu takının getirilmesi, ciddi bir skandalı işaret ediyor. Konunun gidişatından da anlayacağınız üzere ‘deflate’ kelimesi ‘sönmek, söndürmek’ anlamına geliyor. Bu olayı da Türkçe olarak isimlendirmek istersek “Söndürme Skandalı” diyebiliriz.

İlkay BARBOROS

Comments (1)

write a comment

Comment
Name E-mail Website