Fransa Bisiklet Turu

Siyaset, Rekabet, Bisiklet: LE TOUR

Posted: 12 Temmuz 2015, 05:17   /   by   /   comments (0)

“Benim görevim konuşmak, suç ortağı olmak istemiyorum. Yoksa gecelerim, işlemediği bir suçun cezasını korkunç işkenceler altında çeken bir masumun hayaletinden kurtulamayacak…”

13 Ocak 1898 günü L’Aurore gazetesinin ilk sayfası, yukarıdaki cümleyi de içinde barındıran “J’Accuse…!” (“Suçluyorum…!”) başlıklı bir açık mektupla okuyucularını selamlıyordu. Altında Emile Zola’nın imzası bulunan ve muhatabı Cumhurbaşkanı Félix Faure olan mektup, gizli askeri bilgileri Almanya’ya sızdırmakla suçlanan Yüzbaşı Alfred Dreyfus hakkında 1894 yılından beri yürütülen casusluk davasındaki hukuksuzluklara işaret etmekteydi. O dönemde Fransa’daki antisemitizm dalgasından da nasibini alan Dreyfus önce rütbesini kaybetti, ardından sürgün edildi; ancak yargılama sürecine ilişkin tartışmalar Fransa kamuoyunu meşgul etmeyi sürdürdü. Süreç ancak 1906 yılında, Dreyfus hakkında daha önce verilmiş mahkumiyet kararının hatalı olduğunun kabul edilmesiyle sona erecekti; fakat “Dreyfus olayı”, Olimpiyat Oyunları ve Dünya Kupası’ndan sonra dünyada en fazla takip edilen üçüncü spor organizasyonunun doğuşuna sebep olmuştu bile…

1

Jules-Albert de Dion

20. yüzyıla kadar Fransa’da günlük basılan tek bir spor gazetesi vardı: Le Vélo. Gazetenin yazı işleri müdürü Pierre Giffard, aynı zamanda 1891’den itibaren düzenlenen Paris-Brest-Paris bisiklet yarışının yaratıcısıydı. Fakat bitaraf olanı bertaraf eden siyasi atmosfer altında Dreyfus yanlısı bir tutum benimseyen Giffard, Yüzbaşı’na desteğini gazete sütunları üstünden göstermeye başlamıştı. Takındığı bu tavır, dergiye reklamları aracılığıyla finansman sağlayan, sağ görüşlü ve Dreyfus karşıtı sanayicilerin tepkisini çekmekte gecikmedi, özellikle de otomobil sektörünün öncü ismi Jules-Albert de Dion’un… Önce ürettiği otomobillerin reklamlarını gazeteden çeken de Dion, bununla yetinmeyerek kont unvanının ve ekonomik gücünün getirdiği siyasi bağlantılar sayesinde Griffard’ın milletvekilliği adaylığını engelledi. Griffard’ın karşı hamlesi ise, otomobili aristokratların tekelinden kurtarmak adına çalışmalar yürütmek ve de Dion’un inisiyatifiyle gerçekleştirilen otomobil yarışlarına (dolayısıyla burada yarışan “De Dion-Bouton” marka motomobillere) gazetesinde hiç yer vermemek oldu. Tüm bu gelişmeler sonucunda de Dion, hem otomobillerinin reklamını yapabileceği hem de Le Vélo’nun gücünü kıracak yeni bir gazete çıkarmaya karar verdi. Adolphe Clément, Édouard Michelin (lastik üreticisi Michelin şirketinin kurucusu) gibi bisiklet ve otomobil sektöründe söz sahibi sanayicilerin desteğiyle kurulan bu gazetenin adı L’Auto-Vélo olmuştur. 16 Ekim 1900’de yayın hayatına başlayan gazetenin editörlüğüne ise, Clément’un reklam müdürü ve Parc des Princes’te o zamanlar bulunan velodromun yöneticisi olan eski bisikletçi Henri Desgrange getirilir. Yeşil kağıt üstüne basılan Le Vélo ile aralarındaki farka dikkat çekmek isteyen Desgrange, gazetenin sarı kağıt üstüne basılmasına karar verir.

2

Henri Desgrange

Arkasındaki büyük maddi desteğe karşın L’Auto-Vélo ilk zamanlar kamuoyunda beklediği ilgiyi bulamamıştır; öyle ki bu dönemde gazete, rekabet halinde olduğu Le Vélo’nun satış rakamlarının ancak çeyreğine ulaşabilmektedir. Tanıtım amacıyla 1901’de satın alınan Paris-Brest-Paris yarışı ve 1902’de düzenlenen Paris-Marsilya yarışı da beklenen etkiyi yaratamaz. Bunlardan daha fazla ilgi çekecek bir yarış düzenlemenin hesaplarını yapan Desgrange’a o öneri, 20 Kasım 1902 tarihinde Paris’teki Le Zimmer restoranında sunulur. L’Auto-Vélo’nun 25 yaşındaki gazetecisi Géo Lèfevre öğle yemeği sırasında editörü Desgrange’a, birçok etaptan oluşacak ve tüm ülkeye yayılacak bir yarış düzenlemeyi önerir. Desgrange ilkin öneriye sıcak bakmaz; hatta bunu delilik olarak görür. Her şeyden önce böyle kapsamlı bir yarışın maliyetini karşılamanın mümkün olmayacağını düşünmektedir, ancak gazetenin mali işlerinden sorumlu ismi Victor Goddet (sonradan Tour’un uzun yıllar direktörlüğünü üstlenecek ve L’Équipe gazetesini çıkaracak Jacques Goddet’nin babası) aracılığıyla finansal destek bulunur. Desgrange’ı tereddütlerinden kurtaran bir diğer olayın mimarı ise rakip gazete Le Vélo’nun kurucularından olan Paul Rousseau’dur. Gazetesinin ismine benzer bir isim seçtiği için L’Auto-Vélo’ya dava açan Rousseau, 16 Ocak 1903’te çıkan kararla davayı kazanır ve bunun üzerine L’Auto-Vélo’nun kurucusu de Dion, gazetenin ismini L’Auto olarak değiştirir. Ancak hem sektör hem de sportif bir faaliyet olarak bisikletin yoğun ilgi gördüğü bu dönemde Fransızca bisiklet anlamına gelen “vélo”nun gazetenin isminden çıkartılması, zaten iyi olmayan satışların daha da düşme ihtimalini beraberinde getirir. Bu noktada editör Henri Desgrange, daha önce görülmemiş kapsamda bir yarış düzenleyerek gazetenin bisiklete verdiği önemi kamuoyuna net biçimde gösterebileceklerini düşünür ve Géo Lèfevre tarafından ortaya konan “çılgın proje” hayata geçirilir. İsim değişikliğinden sadece üç gün sonra, 19 Ocak 1903’te L’Auto gazetesi tarihin en büyük bisiklet yarışını okuyuculara müjdeler.

3

1 Temmuz 1903 tarihli L’Auto gazetesi

Tarihin ilk Fransa Bisiklet Turu, 1-19 Temmuz 1903 tarihleri arasında düzenlenir. Toplam 2428 kilometrelik yarış kapsamında Paris’ten sırasıyla Lyon, Marsilya, Toulouse, Bordeaux ve Nantes şehirlerine geçilmiş, ardından tekrar Paris’e dönülerek Parc des Princes’te tur tamamlanmıştır. Fransa’daki demiryolu ağı düşünülerek belirlenen bu şehirler aynı zamanda yarıştaki etapların başlangıç ve varış noktaları olmuş, bunun dışında başka herhangi bir etap programda yer almamıştır. Başka bir deyişle söz konusu 2428 kilometrelik yol sadece altı etapta kat edilmiştir. Dolayısıyla tarihteki ilk yarışın etapları, günümüzdekilere kıyasla oldukça uzun mesafeli olmuştur; öyle ki 268 kilometrelik Toulouse-Bordeaux etabı o yılın en kısa etabı iken 2015 yılında bu kadar uzun bir etap bulunmamaktadır . Yarışın zorluğu, hem katılımcı sayısının hem de yarışı tamamlayabilen bisikletçi sayısının oldukça düşük seviyelerde kalmasına neden olur. Toplam 60 yarışçıyla başlayan turun sonunu getirebilenlerin sayısı sadece 21’dir. Hatta projenin fikir babası olan ve o yıl yarış direktörlüğü görevini üstlenen Géo Lèfevre de bu zor şartlardan nasibini almıştır. Etapların uzunluğundan dolayı şehirler arası ulaşımda karayolundan ziyade demiryolunu tercih eden ve bisikletçileri bitiş noktasında karşılamaya niyetlenen Lèfevre, daha ilk etap sırasında treninin rötar yapması nedeniyle Lyon’daki etap sonunu kaçırır. O etabı birinci sırada tamamlayan Maurice Garin ise, ardından iki etap daha kazanarak Fransa Bisiklet Turu’nun ilk galibi olarak tarihe geçecektir. Toplamda 94 saat 33 dakika 14 saniyelik derecesiyle zirveye çıkan Garin’in ödülü ise 6075 franktır.

4

Maurice Garin, masörü ve oğluyla

Yarışın bir diğer galibi de L’Auto gazetesi oldu kuşkusuz. Fransa Bisiklet Turu’nun başladığı 1 Temmuz 1903 gününde yaklaşık 65.000 adet satılan gazete böylelikle tirajını ikiye katladı. Yarışın rüzgârını arkasına alan L’Auto, sadece bir senelik süre zarfında Le Vélo’yu piyasadan sildi. Rakibinden farklı olmak adına kağıdında tercih ettiği sarı renk ise, 1919 yılından bu yana Fransa Bisiklet Turu’nun genel klasman liderini rakiplerinden ayırıyor.

 

Doruk LELOĞLU

Comments (0)

write a comment

Comment
Name E-mail Website